Uzm. Psk.
Evrim Dursun

Toksik İlişki Nedir?

toksik-ilişki-terapisi

Biz insanlar yaratılıştan ötürü ilişki kurmaya muhtacız. Çünkü ilişkiler içinde yara alıyor ve yine ilişki içinde iyileşiyoruz ve böylece olgunlaşıyoruz. Çoğu zaman modern dünyanın ilişkileri içinde dengede kalmak için tükensek de, kendimizi bir orman kulübesinde, bir dağ başında tek başına olduğumuzda ne iyi hissedeceğimize dair hayaller kurarken bulsak da aslında ruhsal sağlığımız için bu çok da geçerli değil. İlk bir hafta oh ne iyi geldi deriz fakat ikinci hafta ağaçlarla konuşmaya başlarız muhtemelen. Yani ilişkisiz olmuyor, olmayacak… 🙂

Tabii ilişki derken hepimizin aklına ilk partner ilişkisi gelse de bu yazı da bunu genellemenizi kurduğumuz tüm ilişkileri gözden geçirmenizi dilerim. Aile, akraba, arkadaş, iş ilişkileri ya da sevgili…

İlişkiye ihtiyacımız var derken tabi ki toksik olanından bahsetmiyorum sağlıklı olan ilişkiye ihtiyacımız var. Biz ne kadar sağlıklı, farkındalığı yüksek bir insan olsakta bazen karşı tarafın kişilik özelliklerinden ötürü toksik bir ilişki içinde bulabiliriz kendimizi. Toksik ilişki yani zehirli ilişki resmi bir tanım olmamakla birlikte toplumda kabul edilen, sağlıksız ilişkiyi anlatan bir kavramdır. Yani içindeyken duygusal ihtiyaçlarımızın karşılanmadığı, kendimizi huzurlu ve güvende hissetmediğimiz fonda hep bir kaygı halinin olduğu ilerledikçe de hayatımıza daha fazla hasar veren bir ilişki türüdür.

Toksik Bir İlişki Nasıl Anlaşılır?

Her ilişki başlangıçta masumdur. Toksik ilişki de öyle. Bir ilişkinin toksik olduğunu başlar başlamaz anlamamız çok zordur. Zaman içinde ilişkide hissettiklerimiz ,yaşadıklarımız ve paylaştıklarımız bize bunu gösterir. Partnere karşı olan duygularımız tutku ,aşk ,hayranlık da bizim ilişkiye olan bakışımızı etkiler, durumu objektif değerlendirmemizi zorlaştırabilir. Yine de bazı kalıp davranışlar içinde olduğunuz ilişkiye dair bir takım ipuçları edinmenizi sağlayabilir. Hadi şimdi bu ipuçlarını tek tek birlikte inceleyelim:

Tüm Açıklamalara Rağmen Devam Eden Kıskançlık ve Güvensizlik

Sağlıklı ilişkilerde en temel bileşen karşılıklı güvendir. Sürekli sorgulanıyorsanız, sürekli partnerinizin size güvenmesi için kendinizi aklamaya çalışıyorsanız, kıskançlık krizleri çıkmaması için bazı insanlarla görüşmeyi bırakıyor, eskiden gittiğiniz yerlere gitmemeyi seçiyorsanız ve sürekli partnerinizin bunlarla ilgili yanlış anlamasından kaygı duyuyorsanız ilişkinizin sağlığını yeniden değerlendirebilirsiniz.

İletişim Eksikliği veya Sürekli Devam Eden Yanlış İletişim

Açık iletişim her ilişki türünde en temel ve gerekli bileşenlerden bir diğeridir. Rahatsızlıklarımızı, alındığımız gücendiğimiz şeyleri, bize iyi gelen ya da kötü gelen her şeyi rahatlıkla partnerimizle karşılıklı olarak paylaşabiliyor muyuz? Eğer bunu yapamıyorsak kendimizi anlatabilmek için alternatif farklı yollara sapabiliriz. Küsmek, aniden iletişimi kesmek ,laf sokmak ,kinaye yapmak bunlardan sadece birkaçı. Partnerimiz bizimle açık iletişim kurmadığında bir bilinmezliğin içinde kafamızdaki boşlukları kendi kendimize doldurmaya çalışırız. Tahminler içinde boğuluyorken buluyorsak kendimizi, kafamız soru işaretleri ile doluysa, sürekli yanlış anlaşılmalardan kaynaklı tartışmalar yaşıyorsak toksik bir ilişkinin içinde olabiliriz.

Manipülasyon ve Kontrol

Manipülasyon belki de bir ilişki içinde anlaşılması en zor durumlardan bir tanesi. İlişki içindeki insana duyduğumuz sevgi onun bizi manipüle etmesine sebep olabilir. Bu manipülasyonlar sonunda genellikle o ilişkide sorunlu olanın, hata yapanın ya da partnere göre yetersiz olanın kendimiz olduğuna inanabiliriz. Uygulanan manipülasyonlar sonucunda diğer tarafın bizi kontrol etme istediği gibi yönlendirebilme gücü doğar. Çünkü biz bu ilişkinin daha iyi olabilmesi için değişmek zorunda olduğumuza inandırılmışızdır. Nereden nasıl değişmemiz gerektiğine diğer taraf karar verdiği için artık kendi kişiliğimiz üzerinde onun bir söz hakkı ve kontrol gücü vardır. Halbuki bizi mevcut haliyle seven ve ilişkiye başlayan yine aynı kişidir.

Psikolojik, Duygusal ve Fiziksel Şiddet

Uzun vadede psikolojik ve duygusal şiddet , ruh sağlığımıza fiziksel şiddetten daha yıkıcı etkiler bırakabilir. Nedense toplumumuz da fiziksel şiddet kadar önemsenmez ve ilişkiyi bitirme sebebi olarak görülmeyebilir. Fiziksel şiddet bedenimizi, psikolojik ve duygusal şiddet ise özsaygımızı öz değerimizi hedef alır.Sürekli üstü örtülü bir şekilde eleştirilmek, aşağılanmak ,onaylanmamak ve yolunda gitmeyen şeylerden dolayı sorumlu tutulmak, özgüvenimize iletişim becerimize dünyanın geri kalanı ile olan ilişki kurma becerimize onarılması zor hasarlar bırakır.

Psikolojik ve duygusal şiddetin ötesinde eğer fiziksel şiddete maruz kalınıyorsa ve tekrarlanan bir döngü içindeyseniz şüphesiz ki toksik bir ilişkinin içindesiniz. Fiziksel şiddetin hemen arkasından eğer çok ciddi bir sevgi gösterisine maruz kalıyorsanız bu sizi kesinlikle yanıltmasın gerçek sevgi her şeyden önce zarar vermemektir.

İlişkinin Dengesiz Bir Şekilde Bir kişinin Lehine Olması

İlişkiler iki kişi ile başlar ve iki kişilik yaşanır. Yapılan planlarda, aktivitelerde zaman geçirilen insanlarda her iki kişinin de mutluluğu ve memnuniyeti önemsenmeli ve gözetilmelidir. Eğer genel olarak sadece bir kişiye göre hareket ediliyorsa diğer kişi zamanla ilişki de alan kaybedecek ve bu ilişki tek bir kişinin yaşandığı, tek bir kişi için yaşanan bir ilişkiye dönüşüp, toksikleşecektir.

Bağımlılık ve Partnerin Bireysel Alanına Saygısızlık

İlişki içinde olsak bile kendimize ait bireysel bir alana ihtiyacımız var. Arkadaşlarımızla, ailemizle zaman geçirmek ve kendi bireyselliğimizi yaşamak ruh sağlığımızı olumlu etkiler. Partnerimizle karşılıklı olarak bireysel alanlara saygı göstermeliyiz ya da bazen benzer durumu çok yakın olduğumuz arkadaşlarımızla da yaşarız. Sanki o yakın arkadaşımız ya da partnerimizle ayrı vakit geçirsek ona ayıp ediyormuşsunuz gibi düşünüyor musunuz? Ya da bunun için suçlu hissediyor musunuz? O halde bireysel sınırlarımızdan ve bu sınırları korumamız gerektiğinden henüz haberdar olmayabilirsiniz. Partner ya da başka bir kişi devamlı birlikte olmayı, her yere birlikte gitmeyi ve her aktiviteyi beraber yapmayı bekliyor talep ediyor ve olmadığında sorun çıkarıyorsa bağımlı ve toksik bir ilişki yaşıyor olabilirsiniz. Özetle sağlıklı ilişki duygusal ihtiyaçlarınızın görüldüğü, önemsendiği ve karşılandığı bir ilişkidir. Duygusal istismar olmaz ,tartışmalar elbette olacaktır fakat sağlıklı iletişim ile bir çözüme ulaştırılır.

Toksik Bir İlişki İyileşir Mi?

Bu sorunun cevabını o ilişkideki insanların ne istediği ve ilişkiyi sürdürmeye dair motivasyonu belirler. Çünkü bir ilişkinin iyileşmesi her iki tarafında hem davranış, hem düşünce ve inanç anlamında değişmesine ihtiyaç var. Toksik ilişkilerde yapılan en büyük hata bir tarafın diğer taraftan değişmesini beklemesi ve bu konuda ısrarcı olmasıdır. Toksik bir ilişki içinde aslında bir bakıma her iki tarafta mağdur, her iki tarafta zarar görendir. Dolayısıyla çiftler terapi alarak ilişkinin toksikleşmesine sebep olan kendi davranış ve düşünce kalıplarını değiştirmelidir.

Toksik Bir İlişkiden Kurtulma Yöntemleri

Artık tüm işaretleri görüyor ve toksik bir ilişkide olduğunuzu biliyorsunuz ve partnerinizle bunu konuştunuz. Eğer değişim ve iyileşme yolunda partneriniz hiçbir adım atmıyor ve ısrarla ilişkide sorunlu olan tarafın siz olduğunu ve sadece sizin değişmeniz gerektiğini söylüyorsa bu noktada sizi bir seçim bekliyor demektir. Ya o ilişkide toksik olduğunu bile bile kalmayı seçip tüm hasarı almaya devam edeceksiniz ya da önce kendi ruh sağlığınızı seçerek bu ilişkiyi sonlandırmaya çalışacaksınız. Bu hemen kolay olmayabilir. Çünkü toksik ilişkilerde ayrılık süreci de toksikleşir ve zaman alır.

Öncelikle nerelerde manipüle edildiğini fark etmeniz bu manipülasyonlara gelmemeniz gerekir. Bireysel sınırlarını koruyup, özgüveninizi ve özdeğerinizi onarmalı ve yeniden kazanmalısınız. Bunun için bol bol kitap okuyabilir ve en önemlisi terapi desteği alarak önce sizi böyle bir ilişkiye iten sebepleri ve sonrasında çıkış yollarını bulabilirsiniz. Ayrılık süreci bir tür kendinizle yeniden kavuşma sürecidir. Siz nasıl bir ilişkiyi hak ediyorsanız kendinizle böyle bir ilişki kurmayı öğrenmelisiniz. Bu süreçte sosyal destek, arkadaşlar ve aile çok önemlidir. Onlarla bolca ve sağlıklı vakit geçirmek, yeni hobiler ve ilgi alanları keşfetmek de bu ilişkiden çıkabilmeniz için yardımcı olabilir.

Uçaklarda uçuş öncesinde oksijen maskesini önce kendimize sonra yanımızdaki insanlara takmamızı söylerler. Toksik ilişkiden çıkmak aslında bir bakıma elimizdeki tek oksijen maskesini partnerimizden alıp kendimize takmaktır, çünkü sağlıklı nefes alamadığımız bir ilişki de ısrarla var olmaya çalışmak kendi kendimize eziyet etmektir.

Bu konu ile ilgili bireysel terapi ya da çift terapisi randevusu alabilmek için web sitemizdeki iletişim kanallarından bize ulaşabilirsiniz.

Uzm. Psk. Evrim Dursun

Facebook
Twitter
LinkedIn

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *