Uzm. Psk.
Evrim Dursun

Üç Kardeş – Mükemmeliyetçilik, Kaygı ve Erteleme

Mükemmeliyetçilik, erteleme ve kaygı birbirinin en iyi arkadaşıdır. Birinin olduğu yerde yüksek ihtimalle diğer ikisini de görebilirsiniz. Şimdi birlikte tek tek hem bu kavramlara hem de birbiriyle ilişkilerine bakalım.

Mükemmeliyetçiliğin temelinde insanın kendisi ile ilgili çok büyük beklentileri vardır. Çevrelerindeki insanlarında onlardan büyük beklentileri olduğuna inanırlar. Ayrıca yüksek düzeyde başarısızlık korkusu yaşayabilirler.

Bu başarısızlık korkusunun kaynağı nedir, nereden gelir ?

Başarısızlık korkusunun kökenlerine baktığımızda birden fazla etkenle karşılaşabiliriz. Çok yüksek beklentileri olan ebeveynler tarafından büyütülmek, mükemmel olamadığında küçük düşürüldüğü deneyimler yaşamış olmak, kardeşler arası rekabet, kişinin  ne yaparsa yapsın aile ve öğretmenlerinden yeterli ve olumlu geri dönüt alamaması örnek olarak verilebilir.

Mükemmeliyetçi bir kişilik yapısına sahipseniz ,başarısızlık korkusunu derinden hissediyor olabilirsiniz. Herhangi bir konuda başarısız olmadığınızdan emin olmanın en iyi yolu nedir? Bir şeye hiç başlamamak ya da hiç bitirmemek; yani ertelemek…

Ertelemek, ya başarısız olursam duygusunun verdiği rahatsızlıktan kaçınmak için kullandığımız bir stratejidir. Erteleme sadece bazı işleri son dakikaya bırakmak demek değildir. Sürekli listeler yapmak ,hatta listelerin listesini yapmak veya yapılacak bir işle ilgili detaylarda boğulmak da ertelemeye dahildir. Bu tür davranışlar o işin bitmesi konusunda önümüzdeki ciddi engellerdir. Diğer taraftan iş bitmediği sürece başarısız olma ihtimali yoktur. Ayrıca gereksiz detaylarda boğuluyor olsak bile ,kendimize o işin üzerinde çalışıyormuşuz gibi bir illüzyon yaratmış oluruz. Fakat o iş bu şekilde de hiçbir zaman bitmez. Mükemmeliyetçi insanlar bu yolla başarısız olma ihtimallerini kontrol ettiklerine inanırlar. Aslında insanlar görevin kendisini değil , o görevi yaparken gelecek olan başarısız olma duygusunun yaratacağı rahatsızlığı ertelerler.

Başarısızlıktan ve bu hissin verdiği suçluluktan kaçıyorsak eğer, bu kaçış bizi aslında olmasını istediğimiz sonuçların tam tersine götürür. Örneğin, iyi bir öğrenci ya da iyi bir çalışan olmak istiyoruz. Ama mükemmeliyetçi yaklaşımımız ve erteleme davranışımız sonucunda hem kaygımız artar hem de tam tersi bir sonuçla karşılaşırız. Bu döngüden kurtulmanın en etkili yolu, kaçtığımız işi sorumluluğu her ne ise her şeye rağmen yapmaya başlamak ve bu esnada gelen kaygı duygusu ile yüzleşmek, varlığını kabul etmek ve bize aslında vermek istediği mesajı duymaya ,anlamaya çalışmaktır.

Uzman Psikolog Evrim Dursun

Facebook
Twitter
LinkedIn